Posts

Etkinlik Sektörü Tarihçesi

1950’li ve 60’lı yıllar günümüzdeki etkinlik kavramının şekillendiği dönemlerdir. Bu dönemlerde özellikle yerel ve ulusal yönetimler tarafından organize edilen festivaller gibi kültürel etkinlikler ön plana çıkmış, 1970’li ve 80’li yıllarda ise bu tür etkinlikler özel sektör ve kamu tarafından organize edilmeye başlanmıştır. Günümüzde ise bu etkinliklere ek olarak kongre, konferans, fuar ve ticari sergiler gibi iş amaçlı etkinlikler özellikle turizm bölgeleri arasındaki rekabetin artmasıyla önemli bir sektör hâline gelmiştir.

Etkinlikler temelde bir boş zaman aktivitesi olarak tanımlanmaktadır. Yeterli boş zamana sahip bireyler eğlenmek, rahatlamak; arkadaşları, akrabaları ve diğer insanlarla bir arada olabilmek için çeşitli etkinliklere katılmaktadır. Eski Çağlardan bu yana insanlar boş zamanlarını değerlendirmek amacıyla bayramlar, tarımsal toplumların ürün ekimi ve hasat kutlamaları gibi çeşitli formlarda etkinlikler düzenlemişlerdir. Ancak günümüzde yaşanan çeşitli gelişmeler bireylerin boş zamanları süresince etkinliklere katılmalarında artışa neden olmuştur. Bu gelişmelerden ilki, teknolojinin gelişmesiyle bireylerin yaşamlarında etkinlikler gibi daha fazla “temas” içeren deneyimler aramasıdır. Diğer bir neden ise hem iş hem de boş zamanda yaşanan değişimlerdir. Günümüzde yaşamakta olduğumuz dünya ileri teknoloji ve yüksek düzeyde temas dünyası olarak tanımlanmakta ve hem gelişen hem de gelişmekte olan ülkelerde bireyler sanal bir dünyada, sanal bir gerçeklik içinde yaşamakta ve bu bireyler “bireylerarası etkileşim” aracılığıyla “insani değerlerini korumak” için etkinliklere daha fazla katılmaktadırlar. Bireylerin etkinliklere katılımlarının ardında yatan bir diğer neden ise boş zaman kavramında yaşanan değişimdir. Tarihsel açıdan boş zaman “işin yokluğu”, “iş dışı zaman” olarak tanımlansa da günümüzde bireyler çok daha fazla ve daha yoğun çalışmaktadırlar. Bu değişime ait en büyük kanıt ise bireylerin tatil sürelerini kısa tutmalarıdır. Geçmiş yıllarda, yıllık tatillerde yapılan iki haftalık “büyük turlar” artık yerini daha kısa süreli tatillere ve boş zaman etkinliklerine bırakmıştır ve insanlar bu kısa süreli tatillere daha sık çıkmaya başlamıştır. Tatil sürelerinin kısalmasıyla birlikte bireyler boş zamanlarını daha kolay ulaşılabilir, daha güvenli, sosyal ve bireysel açıdan kendileri için daha değerli gördükleri etkinliklere katılmaya başlamışlardır (Goldblatt, 2000). Daha büyük ölçekte ve çok sayıda etkinlik talebinin ortaya çıkmasındaki bir diğer neden ise ülke ekonomilerinde özellikle de boş zaman ve rekreasyon sektöründe yaşanan büyüme ile birlikte etkinliklerin ekonomilere ve düzenlendiği şehirlere sağladığı faydalardır. Etkinlikler öncelikle şehirler için güçlü bir turizm talebi yaratıcısı hâline gelerek, turizm, seyahat, boş zaman ve konaklama endüstrilerine dikkat çekici bir katkı sağlamaktadır.

Olimpiyatlar, Grand Prix’ler gibi büyük ölçekli spor etkinlikleri modern zamanlarda popüler olmasına rağmen kongreler, konferanslar, fuar ve sergiler gibi iş amaçlı toplantı etkinliklerinin yıl boyunca düzenlenen etkinlik sayısı bakımından dünyada en sık ve en fazla düzenlenen etkinlikler olduğu görülmektedir. Uluslararası Toplantı ve Kongreler Birliği (International Congress and Convention Association-ICCA) tarafından hazırlanan rapora göre, 2008 yılında dünyada yaklaşık 7 bin 475 adet uluslararası toplantı organize edilmiştir. ICCA kriterlerine uygun bu toplantılara yaklaşık 4 milyon 897 bin delege katılırken katılımcıların yapmış oldukları harcama ise kongre kayıt ücreti hariç 12 milyar dolar civarında gerçekleşmiştir. Bu ekonomik getirisi nedeniyle bu pazardan pay almak isteyen ülkeler ve şehirler yoğun bir rekabet içindedirler.

Kaynak: Kongre ve Etkinlik Yönetimi – Anadolu Üniversitesi